Güncel magazin haber siteniz Ayaklı Gazete

SONER İYİ Kİ “TEKAMÜL” ETMİŞ…

Kış taklidi yapan bahar mevsimine check-in olmakla beraber, müzik piyasası da hareketlenmeye başladı. Özellikle geçtiğimiz hafta gerek yeni çıkan isimler, gerek bildiğimiz isimlerin şarkıları dillere dolanmaya başladı. Bu isimlerden biri de benim çok sevdiğim ve ürettiklerini ilgiyle takip ettiğim sevgili Soner Sarıkabadayı’ nın
Tekamül’ ü…

PDND MÜZİK etiketi ile gelen Tekamül’ ün sözü&müziği her zaman ki gibi Soner Sarıkabadayı’ya ait.
Aranjesini son zamanların taze ve başarılı aranjörü Osman Çetin, klip yönetmenliğini ise sevgili Nihat Odabaşı yapmış.

Şarkının sözlerini çok beğendim, soundu güçlü ve aranjesinin tansiyonu çok güzel, havalı olmuş bence! Şarkının düzenlemesini yapan Osman Çetin ile 5-6 yıl önce tanışmıştık. Sektöre ilk tonmaister (ses mühendisi ) olarak giriş yapmıştı. Gerçekten çok zor bir meslektir ses mühendisliği. Birden başlarına bir sürü çok bilmiş ve bir sürü isteği olan insan üşüşür ve şunu aç, bunu kapa, vokal gelmiyor, daha çok aç, bir daha aç, çok açtın, kemanlar, gitarlar, bas vb. derken günler, aylar ve hatta mevsimler değişirken, onlar hala aynı şarkının ince ayarlarının ince ayarları için uğraşır dururlar. Sonra sizler tıpkı saatlerce pişirilmesi için uğraşılmış bir yemeğin başına gelenler gibi, bazen beş dakikada, bazen de bir anda löp diye yer geçersiniz :)) Her işin kendine göre zorlukları vardır ancak ses mühendisliği, aranjörlük ayrı bir olaydır.

Osman’ ın aranjörlüğe transferi beni çok mutlu etti çünkü yeni ve taze isimlerin müzik sektörüne faydası, artısı olduğunu düşünüyorum. Bu arada Osman Çetin’ in bu adımdaki rehberi ise ünlü prodüktör ve başarılı aranjör Ozan Çolakoğlu. Tekamül’ü dinleyince, evet hocasından çok şey öğrenmiş dedirtiyor insana. Klip tabii ki bilirkişi ellerinden geçtiği için çok şık olmuş. Nihat gerçekten çok iyi bir gözlemci, kime ne yakışır ne yakışmaz, nasıl ilgi çekilir, nasıl güzel olunur iyi biliyor ve çok profesyonel bir ekip ile çalışıyor.

Soner’in özellikle son iki şarkısı Tekamül ve geçtiğimiz Ekim ayında çıkardığı Bitanem deme Bitanem şarkılarında benim en çok ilgimi çeken şey Soner’ in yorumculuğu, şarkıcığı oldu. Ben sesinin rengini, yorumunu hep beğenirdim ancak bu şarkılarda daha tüyleri diken diken eden ve dokunan, hikayeye inandıran bir yorumculuk var.
2011 yılında Yasemin Şefik’ in Best Fm’ den önce program yaptığı radyoya, 14 Şubat sevgiler günü için konuk olmuştum. Soner ile karşılıklı ilk o programda tanışmıştık. İlginç bir insan olduğunu düşünmüştüm ve zaman geçtikçe, onu daha yakından tanıdıkça, tespitimin gerçek olduğunu gördüm 🙂

Kendi işini kendi yapan, her şeyi araştıran, yeniliklere açık, cesur, detaycı, gözlemci ve girişimci bir insandır ayrıca Soner. Birçok yorumcunun cesaret edemediğini o bundan kaç sene önce yaparak, ortağı Sedat Ayrancı ile birlikte PDND MÜZİK’ i kurdular ve ilk albümünden bu son albümüne kadar kendi şirketinin etiketi ile albümlerini piyasaya çıkardı ve yeni isimlere de şirketinde yer verdi. Bu isimlerden biri Edis diğeri de son zamanlarda adına sıkça rastladığımız, çıkmadan önce de dinleme fırsatım olan Eylül ve henüz çıkmayan yeni projeler de yolda.
Soner bir şeyler yapınca bizim sektörde bu merak konusu olur.

Her ne kadar bazı insanlar yaptığı bazı şarkıların birbirine benzediğini ima etse de, öyle değil. Aynı kalpten çıkan, aynı ruhtan esinlenen bir canlının, bir sabah uyanıp Şebnem Ferah şarkıları ya da atıyorum, Kenan Doğulu besteleri, sözleri üretmesini, her yaptığı şarkının başka başka tarzlardan olmasını beklemek bana tuhaf geliyor:)) Bu eleştiriyi de ne hikmetse, sadece müzik sektöründeki bazı meslektaşlarımız vb. kişilerden duyuyor ya da okuyorum. Dinleyiciden böyle bir yorum görmedim, duymadım. Bir şarkı sözü yazarı olarak şunu söyleyebilirim ki, bu güne kadar çıkardığı şarkıların hikayeleri ve sözlerinin, bir tanesi diğeri ile pişti olmadı. Soner titiz ve çok detaycıdır.
Kelime oyunlarını ustalıkla yapar. Metaforlar, ironiler, imgeler havada uçuşur ve yaşanmışlıktan çıkmıştır her biri onun sözlerinin. Slogan aramaz, çünkü sloganın ta kendisidir kendisi:)

Genel olarak sözleri tekerleme gibi aktığı, bu onun kaleminin tarzı imzası olduğu için, öyle bir algı yanılgısı oluyor belki de bazı insanlarda. “Genre” yani Türkçesi tarz diye bir şey vardır hayatta olduğu gibi müzikte de. Olmalıdır bu şey:) Dünyada her müziğin soundu, tarzı, anlatım dili, fonetiği, konsepti yani bir duruşu vardır. Bu duruma dünya müziğinden örnek verecek olursam diyebilirdim ancak demeyeceğim uzatmamak adına:) Soner kendi yorumladıklarının yanı sıra, farklı farklı, önemli şarkıcıların söylediği birçok hit şarkının da yaratıcısı
yani babasıdır 🙂 Soner in tarzının taklitleri bile çıktı, çıkıyor ve çıkacak da;)

Sertab Erener’ in seslendirdiği, Bu Böyle, Koparılan Çiçekler ve Açık Adres gibi şarkıların müzik listelerde aylarca bir numarada kalmasına, Murat Dalkılıç, Murat Boz gibi isimlerin birçok müzik ödülü almasında, sevgili Sibel Can ile Soner’ in düet yaptıkları ‘Son Vapur’ şarkısı ve daha buraya sığdıramayacağım birçok isim ile çalışan başarılı birinin söz&müzik ve zaman zaman yorumculuğunun, tarzının taklit edilmesi normal tabii;)

Burada anormal olan, taklit edenlerin, taklit ettikleri kişi için böyle dedikodular, hasetlikler yapması çok ayıp Bu çirkin bir tarz mesela:) Müzik sektörünün zor zamanlardan geçtiği bu yıllarda, çıkan yeni şarkıları, yerli yersiz eleştirmek, dedikodu ve kıskançlık yapmaktan başka da seçenekler mevcut:) Mesela paylaşmak, destek olmak, köstek olmamak ya da susma hakkını kullanmak da var!;) Kısacası diyeceğim güleceksiniz bu kadar uzun bir yazının sonuna:)

Soner Sarıkabadayı iyi ki Tekamül etmiş…