Güncel magazin haber siteniz Ayaklı Gazete

AYAKLIGAZETE AYAKLIGAZETE

SEN ÇALMAZSAN, O ÇALMAZSA?

Merhaba:)

Bu hafta yeni şarkılarımız için stüdyo stüdyo gezdim ve bu fırsatla yeni çıkacak diğer projeleri de dinledim, beni baya heyecanlandırdı. Bu yaz bol bol güzel şarkılar dinleyeceğimiz kesin. Şarkılarda benim kalemimin olup olmaması önemli değil, her yapılan güzel şarkı beni kıskandırmak yerine mutlu ediyor, çünkü arka arkaya güzel besteler sözler dinlemek hem dinleyiciyi hem radyoları ve müzik televizyonlarını, hem de piyasayı pozitif anlamda canlandırıyor.

Pozitif etkiyi yaratacak şarkılardan birkaçı yeni çıkacak Erdem Kınay ‘Proje 3′ albümünde yer alıyor. Çalışmalarımız için bir aydır Erdem Kınay’ın stüdyosuna gidip geliyorum. Merve Özbey’e şahane bir şarkı hazırlamışlar. Sözleri Deniz Erten imzalı, beste ve aranjesi ise tabii ki Erdem’e ait. Şahane demişken, yine Erdem Kınay Prodüksiyon etiketi ile geçtiğimiz hafta çıkan Yılmaz Taner’ in ‘Şahane’ şarkısı da çok beğenildi. Sözleri Deniz Erten, bestesi ve düzenlemesi Erdem Kınay, klip yönetmenliğini ise sevgili Murat Joker yaptı. Sosyal medyada Şahane yağmuru vardı resmen.

Yılmaz müzik piyasasında çok eskiden beri bulunuyor. Yıllardır İzmir ve çevresinde canlı müzik yapan birçok mekanın sahnesi için aranan isimlerdendir. Bu arada güzel Ege bölgemizin, özellikle İzmir’ in müzik ile ilgili müthiş bir göbek bağı olduğunu düşünüyorum:) Çünkü sektördeki birçok arkadaşım Egeli diyebilirim. Yılmaz da Ege’nin yetiştirdiği önemli müzisyenlerden biri. Muğla Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı mezunu. Yazması bile zor bir bölüm:)) Kendisinin kadife gibi sesi olmasıyla beraber, harika bir bestecidir. Uzun zamandır beraber de çalışıyoruz, hatta en son bestesi Yılmaz’ a sözleri bana ait çok güzel bir şarkı verdik Berkay’a, merakla Ozan Çolakoğlu’ndan gelecek aranjeyi bekliyoruz, henüz bitmedi. Murat Dalkılıç ve yeni çıkacak başka albümlerde de şarkılarını sıkça duyacağız Yılmaz Taner’in. Başka şarkılar da yaptık, henüz kim söylese düşüncelerindeyiz.

Murat Dalkılıç – Kıyamadım ikimize, Demet Akalın – Günaydın Abla gibi şarkıların besteleri de yine Yılmaz’a ait. Şimdi neden bu kadar detaylı anlattığıma gelince. Geçen gün Erdem ile konuşmamız arasında bazı radyoların ve müzik Tv kanallarının henüz şarkıyı çalmadıklarını ve beklediklerini anlattı.

Son yıllarda yeni çıkan isimlere müzik televizyonları ve radyoların ilginç bir tutumu sergiliyor. Sanki herkes doğuştan stardı ya da her çıkan şarkı hit sanki. Hepsi arkadaşımız, canımız lakin anlayamadığım bir şey var ki, sizler yeni isimlere fırsat vermediğiniz sürece, aynı kişileri ve aynı tınıları duymak zorunda kalıyoruz ve sektör ilerlemiyor. Tabii ki her geleni yayınlayın demiyoruz fakat çıkan yeni isimlerin, portföyü, biyografisi, diskografisi gibi hayat detaylarına bakmak, okumak gerek diye düşünüyorum. Bu işi okumuş bitirmiş, ünlü seslere besteler vermiş ve yaptığı işin rüştünü ispat etmiş kişiler ile çalışan isimlerin emeklerine haksızlık edildiği kanısındayım. Radyocu dostlarımızın “önce Tv’ lerde çıksın bakarız, Tv’lerdeki dostlarımızın da radyolarda çalsın bakarız” dolambaçına ve tutumuna bir çözüm bulsak ve bu işe maddi manevi sabır vermiş seslere daha çok şans tanısak hiç fena olmazdı.

Bir albümü bırakalım, bir şarkı bile kolay yapılmıyor, her anlamda çok zor bir süreç. Hele hele hit şarkı meselesine hiç girmiyorum:) Sizi de anlıyorum, kim bilir masalarınız, mailleriniz yeni çıkan kaç çeşit proje ile doludur. Ancak inanın biz şarkı yapan kişilerin durumu da aynen öyle. Kurunun yanında yaşı da yakıyorsunuz bu kararınızla. Sonra bir bakıyoruz yayınlamadığınız şarkıların yerine yer verdiğiniz bazı şarkılara, insan kendi zevk ve bilgisinden şüphe ediyor.

Naçizane fikrim şu ki, radyolar TV’lerden daha etkili, daha çok kişiye dokunabilen bir platform, o yüzden müzik emekçilerinin daha fazla yanında olmalılar, siz çalmazsanız biz de üretemeyiz. Kenan, Tarkan, Sıla vb. isimler zaten genelde kendi şarkılarını yapıyorlar, biz kime şarkı vereceğiz siz “No Name” çalmak istemiyorsanız?

Bu konu önemli bir konu, çok sık duyuyorum, herkes isyan ediyor haklı olarak, çünkü hem kaç yıl bekliyorlar sabırla, yatırım yapılıyor, hem de şarkısı, söylemesi, aranjörü, prodüktörü, klibi, fotoğrafçısı, yapımcısı, menajeri, dağıtımcısına kadar bir sürü aşama ve yoldan geçip “maalesef çalamıyoruz henüz ya da hiç” gibi umut bükücü sözler duymaya maruz kalıyorlar. Hiç yapıcı değil, inanın insanın kalemi kırası geliyor. Yılların emeği ve bu kadar profesyonel isimin elinden geçmiş bir şarkıyı, 4 dakika dinlemeyle, başarısızmış muamelesi görmesi düşünsenize ne hayalleri ne düşleri hiç ediyor, aç parantez pahalı da bir süreç bu ayrıca. Anlatmak istediğim yeni şarkılara, yeni isimlere fırsat tanımalıyız. Onu çalma bunu çalma, ne dinleyeceğiz biz?

Erdem Kınay gibi isimler sektöre yeni nefesler getiriyor, herkesin birbirine destek olması lazım zamanlardayız. Bize Merve Özbey gibi bir sesi tanıttı, ona güzel ve doğru şarkılar yaparak kalbimize, duygularımıza dokundu. Henüz netleşmemiş başka isimlerinde yer alacağı Erdem Kınay ‘Proje 3′ albümünde ikimizin ortak bir şarkısı da olacak ayrıca. Bir gece başka bir proje için Erdem’e gittiğimde, yeni bir beste dinletti ve ben dinler dinlemez nakaratın ilk iki satırına söz yazdım. Ben de çok şaşırdım hızıma:)) Nadir zamanlardan birini yaşadım mesleğimde. Beni büyük gaza getiren Erdem’in bestesini dinleyerek geçirdiğim 7 saatin sonunda çok güzel bir şarkımız oldu. Erdem’ in tüm ekibi çok tatlıydı, hepsi merakla, çıt çıkarmadan sabaha kadar, ne yazacağım diye beklediler. Gerçekten unutmayacağım anlardan birini yaşadım. Son zamanlarda zaten çok hassas ve duygu yüklüydüm, yaşadığım hislerin bir bölümünü döktüm Erdem sayesinde:) Zaten söz yazarı olmasaydım derdimi nasıl anlatacak bilmiyorum çünkü çok konuşkan olduğum söylenemez.

İşte şarkılar benim gibi birçok insanın kendini ifade edebilme aracı. Mesela bana hep soruyorlar acıdan mı besleniyorsun diye:) her gün acılı yemekler yerseniz mideniz bir süre sonra nasıl olacaksa, acılar içinde şarkılar yazmakta aynı sonucu doğuruyor inanın. Tabii ki acıdan da besleniyor insan lakin mutlu olduğumda daha çok ve daha keyifle üretiyorum, her meslek dalında olduğu gibi. Ne demiş Sezen Aksu, “acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir.” Eksikliğini hissetmeyelim diye her şarkının sözünde ve müziğinde olmasa da yapım aşamasında muhakkak bir çentik acı oluyor. Bir ton umut, cesaret ve özveri ile albüm veya single yapıyorsun sonra sadece 4 dakika dinlemiş başka biri gelip bu şarkı tutar ya da tutmaz olduğuna karar veriyor ve “bunu şimdilik çalamayız diyor!” İşte şarkıda bulunmayan acı burada devreye giriyor. İnsanın içi acıyor. Empati yapma yeteneğimi henüz yitirmemiş bir insan olarak söylüyorum, ben olsam bir daha albüm yapma isteğimi kaydedebilirdim. Her emek değer görmek ister, o yüzden umarım müzik yayını yapan arkadaşlarımız bu ‘No Name’ çalmama ısrar ve garanticiliklerinden vazgeçerler bir an önce… Biz dinleyiciler de tekrar tekrar aynı şarkılar ve isimleri dinlemek zorunda kalmayız.