a
HomeMagazinTEKVİN 13. BASKIYA ULAŞTI

TEKVİN 13. BASKIYA ULAŞTI

TEKVİN 13. BASKIYA ULAŞTI

Gizemli bir tablo… İstanbul’un yer altı tünellerinde ve tarihi mekanlarında geçen bir macera…

Ve dünyanın güç dengelerini değiştirebilecek bir sır…

2019 yılının en çok satan romanları arasında yer alan Tekvin, 2020 yılında da başarısına hız kesmeden devam ediyor. Kitap okurlarından tam not alan Tekvin, 2020’nin ilk ayında 13. baskıya ulaştı.

Ünlü Türk ressamı Osman Hamdi Bey’in Türkiye’de hiç sergilenemeyen ve hakkında pek çok gizemli teorinin ortaya atıldığı tablosu Mihrap’ı (Tekvin) odağına alan, İstanbul’un tarihine ve gizemlerine ışık tutan, soluk soluğa okuyacağınız bir roman…

Arif Ergin’in 2018 sonunda Doğan Kitap tarafından yayınlanan ve yayınlandığı haftadan itibaren büyük ilgi görerek kısa zamanda 12 baskıya ulaşan romanı Tekvin, 2020 yılında da aynı okunma performansını devam ettirerek yıla yeni bir baskıyla başladı ve 13.baskıya ulaştı. Kayıp tablo Tekvin’in yaklaşık bir tam gün içinde geçen sıra dışı öyküsünü anlatan ve okurlar tarafından tam bir “thriller” olarak ifade edilen Tekvin romanı; gizem, polisiye ve tarihi komplo teorilerini aynı öyküde kaynaştırmayı başarıyor. Kitabın odağında, Kaplumbağa Terbiyecisi isimli başyapıtıyla tanınan ve yakın zamanda düzenlenen müzayedelerde tabloları İngiltere’de rekor satış rakamlarına ulaşan ünlü Türk ressam ve arkeoloğu Osman Hamdi Bey ve onun Mihrap ismiyle bilinen gizemli tablosu Tekvin var. Yapıldığı yıl olan 1901’den bugüne tam 120 yıldır Türkiye’de hiç sergilenememiş olan ve çeşitli komplo teorilerinin de odağında olan bu tablo, Tekvin romanının çekirdeğini oluşturuyor.

Yazarın ilk romanı olan Tekvin, eleştirmenlerden aldığı tam not ile dikkat çekiyor. Önemli edebiyat eleştirmenlerince türünün son zamanlarda en iyi örneklerinden biri olarak tanımlanan roman, dili, kurgusu, Osmanlı-Türk tarihine dair yapılan vurguları, din kitaplarından yapılan yerinde alıntıları ve sürükleyiciliği ile dikkat çekiyor. Sinopsis; Romanın açılış sahnesinde İstanbul’un en bilinen çekim merkezlerinden İstiklal Caddesi’nde/Beyoğlu yürüyen Hakan Turan ile tanışıyoruz. Hakan, siber güvenlik alanında önemli bir şirketin sahibidir. Uzun bir aradan sonra üvey kız kardeşi Melek ile ilk defa buluşurlar.

Aradan yıllar geçmiş. Melek yeni evlenmiş ve hamiledir; Hakan ise ülkenin en tanınmış iş adamlarından biri olmuştur. O gece Hakan’ın Beyoğlu’nun en eski binalarından birinde yer alan dairesinde yemek yerler, geçmişten konuşurlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde kız kardeşi, Hakan’a onunla önemli bir sırrı paylaşmak istediğini söyler. Bu sır dedeleri Yakup Ruzly’nin ölümüyle ilgilidir. Zengin bir iş adamı ve hayırsever olan Yakup Ruzly Hakan’ı da bir yetimhanede bularak himayesine almıştır. Melek, bu geceden 10 yıl önce Boğaz’daki villasına giren hırsızlar tarafından öldürülen Yakup Ruzly’nin ölümüyle ilgili çok önemli bir gerçeği keşfetmiştir. Melek’in düşüncesine göre dedeleri sıradan bir hırsızlık cinayeti yüzünden ölmemiştir. Eve giren hırsızların asıl amacı Osman Hamdi Bey’in tüm tablolarının eksizlerini barındıran defteri ele geçirmektir. Hakan bu haberi duyduğunda çok şaşırır. Melek’i dikkatli olması konusunda uyarır. Çok yorgun olan Melek o geceyi Hakan’ın evinde geçirmek istediğini söyler. Hakan sabaha karşı uyandığında Melek’in yatağının boş olduğunu görür. Tam o sırada telefonu çalar. Arayan Melek’tir… Ve Hakan’ın duyduğu tek şey kız kardeşinin çığlık sesidir. Bu dakikadan itibaren bir tam gün boyunca Hakan’ın Melek’i bulmak için girdiği amansız mücadeleyi okuruz. Çünkü Melek kaçırılmıştır. Melek’in o gece Hakan’a mail olarak attığı eskiz defterinin görüntüsü, inanılmaz bir gizemin kilidi
olacaktır. Asistanı Ahu, sanat tarihi uzmanı arkadaşı Derya ve emniyet-istihbaratta çalışan üniversite arkadaşı Ali bu mücadelede ona destek olacaklardır. Çünkü Osman Hamdi Bey’in eskiz defteri sadece bir resim envanteri değil, dünyanın güç dengelerini değiştirebilecek bir sırrı da içermektedir.

Uzun yıllardır gizemini koruyan ve 2001 yılında ortadan kaybolan Tekvin tablosu; İlluminati, Masonlar, Cercle’ Orient-Doğu Kulubü, Mevleviler, Sabetaycılarla ilişkilendirilmiş, tablonun Kabalacı bir sırrı içerdiğini, bir kurtarıcıyı, bir Mesih’i işaret ettiğini söyleyenler olmuştu. Melek’i bulmak için zamanla yarışan Hakan, bir anlamda arı kovanına da çomak sokmuş, bütün dünyanın gerçek efendileri olan küçük bir azınlığın yönettiği Kardeşlik Çemberini de harekete geçirmiştir. İstanbul’da adeta bir düğmeye basılmış gibidir, borsada bir anda çöküntü yaşanır, peş peşe bombalar patlamaya başlar. Ülke, çok değil birkaç saat içinde kaosa sürüklenmiştir.
Hakan artık hem kardeşini hem de kendi canını kurtarmak zorundadır. Soluk soluğa bir tempoda bizi, dinler tarihinden Kabala’nın gizemlerine, illuminaticelere, Sabetay Sevi’ye ve Mevlevilere, İstanbul’un altını baştan başa kuşatan gizli tünellere, Rotschild ailesi ve bir zamanlar dünyanın en büyük finans devlerinden biri olan İstanbullu Camondo (Kamondo) ailelerinin ezeli rekabetine götüren roman büyük sırrın ortaya çıkışıyla ve büyük bir sürprizle sona erer…

Arif Ergin Hakkında;

Arif Ergin, tarihe ve bilime meraklı bir endüstri mühendisidir. Ekonomi ve işletme alanlarında yüksek lisans yapmıştır ve iş hayatında; İklim Değişikliği, Sürdürülebilir Enerji, Döngüsel Ekonomi ve Çevreci Ekonomi alanlarında çok sayıda kuruma ve uluslararası projeye danışmanlık yapmaktadır. Danışmanlık faaliyetlerinin yanı sıra pek çok şirkete, STK’lara, üniversitelere ve lise-ilk öğretim kurumuna yönelik olarak İklim Değişikliği konusunda farklı seviyelerde seminer, eğitim ve konuşmalar düzenleyen İklimBaba platformunun kurucusudur. Özel hayatında da bir çevre ve dünya gönüllüsü olan Ergin, bilime ve bilinmeyene olan bitmek bilmeyen merakı ile yıllar boyunca araştırdığı konuları bir roman haline getirerek Tekvin isimli romanı yazdı. Tekvin romanı, çıktığı haftadan itibaren çok satanlara listesine ve Türkiye’nin gündemine girdi. Tekvin, pek çok edebiyat eleştirmeni, kültür sanat dergisi ve okur grupları tarafından edebiyatımızın en iyi romanları arasında gösterilmektedir. Arif
Ergin, iş hayatının yanında bir hobi olarak yazarlık hayatına devam ederken, çevre ve iklim değişikliği ile ilgili yaptığı çalışmalarla dünyanın daha iyi bir yer olması için mücadeleye