a
HomeMagazin‘SUNUCULUK AYAKLARI YERE BASAN BİR MESLEK’

‘SUNUCULUK AYAKLARI YERE BASAN BİR MESLEK’

‘SUNUCULUK AYAKLARI YERE BASAN BİR MESLEK’

Ekranların güzel sunucusu Aslı Turanlı’nın Milliyet’ten Senem Aydın ile gerçekleştirdiği röportaj:

Kanal D’de ekrana gelen ‘Son Moda’ programıyla izleyici karşısına çıkan Aslı Turanlı, “Sunuculuk, kendimi geliştirmek zorunda olduğum, ayakları yere basan bir meslek” dedi.

Aslı Turanlı, bıcır bıcır konuşan biri… “Sarışın olduğunuz zaman hayata 2-0 yenik başlıyorsunuz. Evin kızı olmak daha zor olabiliyor” diyor ama frapan görüntüsünün aksine sevecenliğiyle dikkat çekiyor. Turanlı’yla ‘Son Moda’ için buluştuk; programını, hayatını ve DJ Ilias Valeron ile ilişkisini konuştuk.

– ‘Son Moda’nın çekimleri nasıl gidiyor?

Çok güzel. Yapımcım Bülent Makar, başlarken “Aslı’cım her şey sende” dedi ve programı bana emanet etti. Esnafla da konuşuyorum, ünlü bir modacıyla da… Asla sınıflandırma diye bir şey yok. Severek çalışıyorum.

– İlk kez sunuculuk yapıyorsunuz. Nasıl bir tecrübe oluyor sizin için?

Sunuculuk, kendimi geliştirmek zorunda olduğum bir iş. Oyunculuk, daha şımarıklık yapabileceğin alanı olan bir meslek. Rol verildiğinde, “Bunu bu şekilde oynuyorum” deme lüksüne sahip olabiliyorsun. Ama sunuculukta Aslı’yım ve kendim gibi olmak zorundayım. Daha sakin ve düşünerek konuşmayı öğreniyorsun. Ayakları yere basan bir meslek.

– Sizin modayla aranız nasıl?

İşimi takip ediyorum elbette… Kombinleri kendim yapıyorum, sytling için kimseyle çalışmıyorum.

– Tarzınızı nasıl anlatırsınız?

Sarışın olduğunuz zaman hayata 2-0 yenik başlıyorsunuz. Evin kızı olmak daha zor olabiliyor. Dışarıdan görünen bir frapanlık var. O yüzden sade makyaj yaparım. Çok şatafatlı giyindiğinizde de göz yorucu bir görüntü olabiliyor, ona da dikkat ediyorum.

– En başa dönersek… Oyunculuk hikayeniz nasıl başladı?

Marmara Üniversitesi Dış Ticaret mezunuyum. Babam iyi bir ekonomici ve inşaatçıdır. Ablam öğretmen. Babam hep, “Ne olursa olsun, kolunuza o altın bileziği takın” derdi. Oyunculuğa, gösterişli bir hayat olarak bakıyordu. “Üniversiteyi kazandıktan sonra hâlâ istersen, seni destekleyeceğim” demişti, öyle de oldu.

– Oyunculuk ve sunuculuğa bir arada mı devam edeceksiniz?

Kanal D, benim için çok özel bir kanal. Türker Abi (İnanoğlu) ‘7 Kocalı Hürmüz’de beni izleyip, “Bu kim? Görüşelim” demiş. ‘Arka Sokaklar’a dört bölüm için başlayıp, 12-13 bölüm devam ettim. İkinci işim ‘Leke’ yine Kanal D’deydi. Sunuculuğu kabul etmemde kanalın da etkisi oldu. Ama oyuncu olarak ölmeyi diliyorum. Her kanalda dram var, benim tercihim komedi. Güldürerek öğretmek istiyorum. “Örnek aldığın biri var mı?” derlerse, gözümü kırpmadan “Demet Abla (Akbağ)” diye bağırırım.

– Oyunculukta sınırlarınız var mı?

Oyunculuk benim her şeyim. Sınırlarım yok, oyuncunun sınırı olmaz zaten.

‘Valeron’la iyi bir ekibiz’

– Aşk hayatınız nasıl gidiyor?

Birbirimizi çok iyi idare ettiğimiz ve arkadaş olduğumuz bir ilişkim var. Valeron’la iyi bir ekibiz. Çok iyi bir prodüktör. Yaş büyüdükçe mi bilmiyorum aşk diyemiyorum ama çok seviyorum onu. Benim için çok değerli, besleyen bir tarafı var. Valeron 41 yaşında. Ben de daha mantıklı ilerliyorum sevgi konusunda…

– DJ Ilias Valeron işi dolayısıyla sürekli seyahat ediyor. Mesafeler sizin için zor olmuyor mu?

Çalışmadığım dönem onunla geziyordum. Biz o dezavantajı, avantaja çevirdik. Birbirimizi özlemek çok güzel oluyor.

– Evlilik planınız var mı?

Hayır. Ayaklarım yere basıyor diyorum ama planlı yaşamıyorum. Valeron bana bugün evlilik teklif ettiğinde, o adama “Hayır” diyemezsin. Ama şimdi evlenmeyi düşünmüyorum.

– Çekimde Jennifer Aniston’a benzerliğiniz konuşuldu. Siz kendinizi benzetiyor musunuz?

Onun kadar güzel miyim bilmiyorum ama sarışınların birbirlerini anımsattığı doğru. Aniston ile ilgili bir şey bilmiyorum, o konuda benziyor olabiliriz. Hafta içi çok çalıştığı için hafta sonunu evde geçiriyormuş. Beni de hafta sonu dışarıda bulamazsınız. Umarım kariyerim de benzer.